singapur

Singapur Notları

Dünyanın bu en temiz ve düzenli ülkesine Türkiye’den yaklaşık 9000 km’lik ve 11 saatlik bir yolculuk sonrası ulaştık. Ekvatorun 100 km kuzeyinde olduğu için tüm sene boyunca çok nemli ve sıcak. Singapur tek şehirden oluşan 4 milyon nüfuslu, yaklaşık 40 km çaplı bir ada devleti. Kuruluşu 1960’lı yıllara dayanıyor. İngiliz sömürgeliğinden kurtularak bağımsızlığını ilan etmişler ancak İngiliz izlerini her yerde görmek mümkün. Zaten ülkede herkes İngilizce biliyor. Türkiye’ye vize uygulamayan ender ülkelerden biri. Ülkede Çinliler, Hintliler ve Malaylar yaşamakta. Yüksek cezalar nedeniyle suç oranı nerdeyse sıfır. Çok iyi bir şehir planlama örneği gösterilmiş Singapur’da. Yer sıkıntısı olduğundan her yer gökdelen dolu. Arada küçük küçük yeşil alanlar bırakılmış ancak doğal güzellikten bahsedilecek kadar değil. Simcity oyununu oynayanların hayalini kurduğu bir şehir diyebilirim. Yirmi yıldır dünyanın en iyi hava alanı seçilen Changi Havaalanından çıkınca yoğun nem ve sıcak karşılıyor bizi. Açıkçası bu seneki kara kıştan sonra çok şikayet ettiğim söylenemez. Tüm kapalı alanlar klima ile aşırı soğutulmuş durumda olduğu için yanınızda uzun kollu bir giysi bulundurmak gerekiyor. Singapur’un gelir kaynağı finans ve ticaret. Doğal olarak kafaları bu yönde çalışıyor. Tüm şehir merkezi alışveriş merkezleri ile dolu. Ünlü markaların hepsinin yaklaşık 300 metrede bir mağazası var. Tabi ki fiyatları buradaki gibi yanına yaklaşılacak gibi değil. Tek ucuz olan şey elektronik. Elektronik alışverişi için Funan Center ve Sim Lim Square tercih edilebilir. Buralarda pazarlıkla fiyatlar makul seviyelere indirilebilir. Chinatown Çinlilerin yaşadığı mahalle. Buradan kesinlikle elektronik alışverişi yapılmamalı, sadece ufak tefek hediyelik eşya alışverişi için ideal. Uzak doğuda yaşanan temel sıkıntı olan yemek sıkıntısı burada da var. Kullandıkları soya yağı, palmiye yağı ve baharatları nedeniyle kokudan yemeklerin yanına bile yaklaşmak mümkün değil. İtalyan, İspanyol, Arjantin restoranlarında rahatlıkla yemek yenilebilir ama biraz pahalı olduğunu akıldan çıkarmamak gerek. McDonalds’ın bu kadar sevimli görüneceğini hiç düşünmezdim.
Singapur turizmden ciddi şekilde para kazandığı için turistlere büyük kolaylıklar sağlanmış. He yerde şehir haritaları ve gezilecek yerlerde ilgili bilgiler var. Çok gelişmiş bir metro sistemi var. Metro girişlerinden alacağınız karta yüklenen kredi ile ucuz seyahat yapılabilir. Taksi fiyatları da çok uygun eğer 3-4 kişi iseniz metrodan bile daha ucuz. Ülkenin güneyindeki Sentoza Adası eğlence adası olarak düzenlenmiş. Ulaşım için teleferik, metro ve otobüs var. Adada Universal Film Stüdyoları ve yaklaşık 15 değişik aktivite yapılan mekanlar var. Adanın girişinde bu aktiviteler için bilet alabiliyorsunuz. Denize girmek isteyenler için de tek adres Sentoza adası. Adada doğal hiçbir şey yok tamamen yapay, hatta sahildeki kayalar bile yapay. Hayvanat bahçesi geniş bir alanda ve alışık olmadığımız hayvanlar var. Gece safarisinde bu hayvanların arasında korumasız dolaşmak mümkün. Singapur’un simgelerinden biri orkideler. Botanik bahçesinin de teması orkide üzerine kurulu. Zaten şehrin en işlek caddesinin adı da Orchard Road. Gerçek orkidenin altınla kaplanması ile yapılmış kolye ve broşlar bayanlar için çekici olabilir fiyatları makul seviyelerde. Chinatown, Little İndia ve Arap Mahalleleri etnik özellikleri ile gezilmesi gereken yerler. Buraları gezerken neden Singapur’un cezalar ülkesi olduğunu daha iyi anladım. Ülkede sokakları kirlettiği için sakız çiğnemek yasak, sokakta sadece belli yerlerde sigara içilebiliyor, yerlere çöp vs atmak yasak ve cezalar 1000 dolar civarında. Etnik mahallelerde şehir merkezindeki temiz düzenli görünüş biraz azalıyor. Ülke kamera sistemleri ile sıkı şekilde izleniyor. Bir metro girişinde farklı yönlere bakan 25 tane kamera saydım. Dikkati bakılınca ülkede neredeyse kör nokta yok. Oldukça güvenli bir ülke.
Singapur paranın neler yapabileceğini göstermesi açısından önemli bir yer. Yaklaşık 60 yıl önce yağmur ormanları ile kaplı olan adada artık küçük yeşil alanlar ve büyük gökdelenler var. Adanın her metrekaresi planlanmış ve değerlendirilmiş. Yeşil alanlardaki 20-30 metrelik ağaçları ve tropikal bitkileri görünce toprağın ne kadar verimli olduğu anlaşılıyor ama artık toprak kalmamış. Teknoloji ve uygarlığın getirdiği son noktadalar. Sokaklar, caddeler binalar hatta arabalar bile kıskanılacak kadar tertemiz. İnsanları çok kibar ancak artık teknolojiye kendilerini kaptırmış durumdalar. İnternet ve teknoloji hastalığının aslında bizim değil onların bir hastalığı olduğunu anladım. Metrodaki insanların neredeyse tamamı elindeki telefon ve tablet bilgisayarlar ile uğraşıyor. Kimse yanındakinin yüzüne bile bakmıyor. Hatta yürürken bile bu cihazları kurcalayabilecek kadar yetenekliler. Adres sorduğum birisi ipad’ini açıp harita üzerinden navigasyonla yol tarifi yaptığında artık pes dedim. Sonuç olarak bir kez mutlaka görülmesi gereken bir ülke ancak ikinci kez gidilmesinin de gereği yok bence.
Op. Dr. Uğur Demirci

.

1 yorum

  1. Hocam, Singapur yazılarınızı beni oralara bir kez daha götürdü. Ben Singapur’a iki kez gittim. İkisinde de Jurong Bird Park’a görmeden yapamadım. Dünyanın en büyük açık hava kuş parkındaki şovlar muhteşem. Ayrıca Singapur herkesin zannettiği gibi çok temiz ve kimsenin sakız çiğnemediği bir yer değil.Çünkü herkes Orchard Caddesi,Sentosa,Little İndia dan ibaret olduğunu zannediyor. Ben de öyle zannediyordum. Fakat Singapur’un arka sokakları hiç de öyle değil. Hakikaten çok şaşırdım.Ben gittiğim her ülkede mümkünse gerçek kültürü yansıtan arka sokakları tercih ederim. Örneğin Geyland bölgesi sokakların çöp içinde olduğunu gözlerimle gördüm. Fakat Budget oteller 50 dolar civarı ve çok temiz. Benim bloğumu ve Singapur Travelpod yazımı merak edenler için: http://dnyaninetrafinda180gn.blogspot.com.tr/

Bir Cevap Yazın

Tasarım: #drriza.com